|
27 Şubat 2010 Cumartesi günü sabah saat 09.00’da POLAT Otelde Devlet Bakanı Selma Aliye KAVAF’ı ağırladık. BİŞAD-İş Kadınları Komisyonu tarafından organize edilen programa 100 civarında ağırlıklı olarak İş Kadını üyelerimiz ve yakınları iştirak etti. Kahvaltı ve tanışma ile başlayan toplantı.Başkanımız Mehmet İSHAKOĞLU,Komisyon Başkanı Demet BAYRAKTAR’ ın konuşmalarıyla başladı.Arkasından Sayın Bakanımızın “Türkiye’de Kadın Girişimciliği” konferansıyla devam etti.Soru-cevap bölümünden sonra plaket takdimi ve hatıra fotoğraflarıyla program sona erdi.
Aşağıda çeşitli yayın organlarının ve AA’nın verdiği haberler yer almaktadır:
BAKAN KAVAF, BİŞAD`IN DÜZENLEDİĞİ "TÜRKİYE'DE KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ" KONULU TOPLANTIDA KONUŞTU
Bahçelievler İş adamları Derneği İş Kadınları Komisyonu tarafından düzenlenen kahvaltılı davete katılan Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, dernek yönetici, üyeleri ve misafirlerle bir araya geldi.
Türkiye de kadın girişimciliğin öneminin konuşulduğu konferansta ilk olarak Bişad genel başkanı Mehmet İshakoğlu söz aldı. İshakoğlu konuşmasında bugünün ve geleceğin dünyasında söz sahibi olabilmek, büyüme ve istikrarı sağlayabilmek için verimlilik kadar girişimciliğin ve girişimcilerin de artması gerektiğini ifade etti.
Daha sonra Bahçelievler İş Adamları Derneği bünyesinde kurulan İş kadınları Komisyonu başkanı Prof. Dr. Demet Bayraktar yaptığı sunumla Bişkad’ı tanıttı. Bayraktar yaptığı konuşmada kadınların ekonomik statüsünün güçlendirilmesi için öncelikle onların ekonomik potansiyelini ortaya çıkaracak ve bu kapasiteyi artıracak tedbirlere ihtiyaç bulunduğunu, böylece kadın istihdamının artırılmasıyla, kalkınma sürecinde sadece erkeklerin değil kadınların da katkısı olacağını belirtti.
‘’Bütün toplumun yararına olan ve katılımda eşitlik dediğimiz olgu, aynı zamanda daha hızlı bir kalkınmayı sağlayacağından, kadın istihdamının artırılması, kadınlar kadar erkeklerin de amacı olmalıdır’’ diyen Bayraktar, şöyle devam etti:
"Lizbon Stratejisinde de belirlendiği gibi AB’ne üye ülkeler 2010 yılı itibariyle kadınların istihdam oranını yüzde 60’lara çıkarmayı hedeflerken, Türkiye’de bu oran Kasım 2009 ayı itibariyle yüzde 27,9 seviyesindedir. Lizbon Stratejisi hedefinin çok gerisinde kalan bu rakam, Türkiye’de kadın istihdamı konusunun istihdam politikalarının merkezinde yer alması gerektiğini göstermektedir. Devletin, özel sektörün, sivil toplum kuruluşlarının ve finansal kurumların yani tüm paydaşların, kadın girişimciliğini güçlendirecek yöndeki desteklerini sürdürmeleri ve geliştirmeleri konusuna dikkat çekerek, etkin ve başarılı kadın girişimci sayısının arttırılmasının, yeni ekonomide geleceğin iş dünyasının yapılandırılmasında önemli bir etken olduğunu belirtmek isterim. Tüm bu amaçlar için Bahçelievler İş Adamları Derneği bünyesinde kurulan İş Kadınları Komisyonu’nun tüm kadınlara hayırlı olmasını temenni ederim."
Daha sonra Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf dernek üyeleri ve misafirlere hitap etti. Kavaf Türkiye’de istihdam alanında uygun ortamlar sağlandığı taktirde kadınların çalışma alanlarında daha profesyonel ve daha başarılı olabileceklerini belirtti. Türkiye’nin kadın araştırmacı sayısının erkek araştırmacı sayısından fazla olduğu ikinci ülke olduğunu belirten Kavaf ülkemizde ekonominin beslenmesi ve güçlenmesi için kadın girişimciliğinin önemli olduğunu, Kadınların bankaların sunmuş olduğu fonlara kolayca ulaşamadığını oysa bankacıların kredi sisteminde en çok kadınların geri dönüşümünün iyi olduğunu belirttiğini ifade eden Kavaf valilikler tarafından kadın girişimciler için mikro kredi sisteminin başladığını da sözlerine ekledi.
İşkur’un düzenlemiş olduğu kadın girişimciliği eğitimlerine dikkat çeken Kavaf ayrıca Kosgeb’in de eğitim ve finansal açıdan kadın girişimcileri desteklemek için başlangıç desteği verdiğini belirtti.
Konferans, Bişkad genel başkanı Prof. Dr. Demet Bayraktar’ın bakana bir tablo hediye etmesiyle sona erdi.
_______________________________
Bahçelievler İş Adamları Derneği (BİŞAD) İş Kadınları Komisyonunca düzenlenen ''Türkiye'de Kadın Girişimciliği'' konulu toplantıda konuşan Bakan Kavaf, Hükümetin kadın girişimciliğini artırmak ve kadınların her alanda statülerini güçlendirmek yolunda çok önemli yasal reformlar gerçekleştirdiğini belirterek, bu reformların gerçekleştirilmesinde sivil toplum kuruluşlarının da önemli katkılarının olduğunu söyledi.
Kavaf, Türk kadınının kültürel, siyasal, ekonomik ve sosyal konumunun iyileştirilmesi için herkese sorumluluk düştüğünü vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Kadınlar açısından iyileştirmemiz gereken alanlar var. Siyasete katılımda 134 ülkeden 129'uncuyuz, istihdamda 132'nciyiz, eğitimde de biraz daha alt sıralardayız. Ama diğer taraftan da dünyanın 17'nci büyük ekonomisiyiz. Şimdi Türkiye'nin kadın istihdamı, kadının eğitimi, kadının sağlığı açısından değerlerler olarak bu şekilde alt sıralarda yer almasıyla 17'nci büyük ekonomi olmasında elbette bir çelişki var. O zaman bu çelişkinin altında yatan nedenleri doğru tespit etmemiz ve doğru yere yatırım yapmamız ve bu çelişkiyi ortadan kaldıracak standartları doğru belirlememiz gerekir.''
Batı ülkelerinde kadınların istihdama katılma oranları artarken, Türkiye'de kadınların iş gücüne katılımının farklı eğilimler gösterdiğini ifade eden Kavaf, ''Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine göre, kadınların iş gücüne katılım oranı 1990'da yüzde 34,1 iken, 2009 Temmuz ayında bu oran yüzde 27,6 olmuştur. Kadın girişimci oranımız ise yüzde 12,4'tür. Bu rakamlar varmak istediğimiz hedeften uzaktır. Dolayısıyla kadın istihdamının artırılması Hükümet olarak öncelikli hizmet alanlarımızdan birini oluşturmaktadır. Ülkemizde yasal haklar açısından kadınların önünde hiçbir hukuki engel yoktur'' dedi.
-''SİYASETTE DE DEĞERLENDİRME KRİTERLERİ OBJEKTİF DEĞİL'-
Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Türkiye'de profesyonel çalışma alanlarında kadınların etkin ve aktif katılımının görüldüğünü ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Türkiye'de kamu kurum ve kuruluşlarında üst düzey yöneticiliklerde kurul, komisyon ve komitelerde kadınların temsil düzeyinin istenen oranda olduğunu söylemek mümkün değil. Örneğin kadın müsteşarımız, müsteşar yardımcımız yok. Toplam genel müdürler içerisinde ise kadınların sayısı ancak yüzde 1'lerde. Bu, kadınların bürokraside başarılı olamadığı şekilde yorumlanmamalı. Şu da bilinen bir gerçektir, bürokraside şube müdürlüğünden sonraki atamalar siyasidir. Siyasette de değerlendirme kriterlerinin çok objektif olduğunu söyleyemiyoruz. Çünkü siyaset daha çok dengeler üzerinde yapılan bir iş. Ancak ülkemizde uzmanlık gerektiren mesleklerde kadın oranları oldukça yüksek düzeydedir. Kadınların bürokrasi içinde üst düzey karar verici konumlarda yer alması oransal olarak istenen düzeyde değil.''
Türkiye açısından sosyal ve ekonomik kalkınmada ilerleme kaydedilmesi konusunda kadın girişimciliğinin önemli bir araç olduğunun altını çizen Kavaf, yılsonuna kadar kadınlar arasındaki para dolaşımının yaklaşık 12 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini belirterek, bunun da kadınların ekonomik alandaki önemini göstermesi bakımından dikkat çekici olduğunu söyledi.
Kavaf, girişimciliğin, kadına çalışma hayatında daha fazla bağımsız hareket etme imkanı sağladığını anlatarak, kadın girişimcinin ayrıca istihdam sorununa çözüm ürettiğini ve toplumun ve ailenin refah düzeyinin artmasına katkıda bulunduğunu vurguladı.
''Özellikle AB'ye giriş sürecinde bulunduğumuz bu dönemde daha fazla sayıda kadının iş hayatına girmesi ve üretken bireyler olmaları için kadın girişimciliğinin desteklenmesi, sadece kadınlara değil, tüm topluma yapılmış büyük bir yatırım olacaktır'' diyen Bakan Kavaf, şunları kaydetti: ''Ülkemizin en önemli politika belgesi olan Kalkınma Planımızda da aktif iş gücü tedbirleri arasında girişimciliğin teşvik edilmesine yönelik önlemler yer almaktadır. Bu önlemler, kadınların, gençlerin, dezavantajlı grupların iş bulma, girişimcilik eğitimleri ve istihdam garantili eğitim programlarından yararlanmaları hakkındadır. Kadın girişimciliğinin desteklenmesine yönelik çalışmaların başarıya ulaşması için kadın girişimciliğinin önündeki engelleri de görmemiz gerekmektedir. Bu çerçevede birçok ülkede olduğu gibi Türkiye'de de kadınlar genel olarak girişimcilerin karşılaştıkları sorunların yanında kadın olmalarından dolayı erkeklerden farklı olarak birtakım problemler yaşamaktadırlar. Kadınların eğitime ve mesleki eğitime erişimde erkeklerle eşit olanaklara sahip olmaması kadın girişimciler açısından bir diğer dezavantaj olarak devam etmektedir. Bu nedenle kadınlar eğitimin kendilerine katacağı niteliklerden yoksun kalarak daha çok kendi deneyimlerinden yararlanmaktadırlar.''
Kadın girişimcilerin kredi kullanmak için izlemesi gerektiği bürokratik süreçlerin karmaşıklığı ve teminat bulamama gibi nedenlerle iş kurma sürecinde yakın çevre ve kendi birikimlerini kullanmayı tercih ettiğini anlatan Kavaf, ''Oysa bankalar da dahil olmak üzere yapılan araştırmalar, en çok geri dönen kredilerin kadın girişimcilere verilen krediler olduğunu gösteriyor'' dedi.
-''KADIN İŞSİZLİĞİNDEKİ TEMEL PROBLEM MESLEKSİZLİK''
Bakan Kavaf, kadın girişimcilere sunulan ya da sunulacak tüm kurumsal ve finansal katkıların yanı sıra kadının, toplumsal yaşamında evinin dışında iş kurmasının önünü açacak başka desteklere de ihtiyacı olduğunu bunun da ''Ev içi sorumlulukların paylaşımı'' anlayışının benimsenmesi ve uygulanması ile mümkün olacağını dile getirdi.
Selma Aliye Kavaf, ''Kadın issizliğindeki temel problem aslında işsizlik değil, kadınlarımızın mesleksiz olması, sürdürülebilir bir eğitim almamış olması ve bu yüzden vasıfsız iş gücü olması. Vasıfsız iş gücü olduğu zaman da günübirlik, saatlik, kayıt dışı işlerde çalıştığı için hem iş gücü potansiyeli olarak göstergelere yansımıyor, hem de bir refah olarak, yüksek katma değer olarak kendi hayatına yaptığının işin getirisi dönmüyor'' diye konuştu.
___________________________
Kavaf, Bahçelievler İş Adamları Derneği(BİŞAD) İş Kadınları Komisyonunca düzenlenen ``Türkiye`de Kadın Girişimciliği`` konulu toplantının ardından katılımcıların sorularını yanıtladı.
Bir davetlinin, dizilerdeki erotik sahnelerle ilgili bakanlığın yapacağı çalışmaları sorması üzerine Kavaf, şunları kaydetti:
``Dizilerdeki hem muhafazakar aile yapımıza, hem de değerler sistemimizin erozyona uğraması noktasında sıkıntı yaratan görüntülerle ilgili olarak bir `Ebeveyn İzleme Kurulu` oluşturulması konusunda değerlendirme yapmak üzere önümüzdeki günlerde RTÜK Başkanımızla bir araya geleceğiz. Yazılı olarak da daha önce başvurduk. Böyle bir şey olabilir. Bir de daha önce de bu önerimizi götürmüştük. Yine psikolog, sosyolog ve toplum bilimcilerden oluşan bir kurul olabilir. Bunlar bir kısım programları, filmleri ve dizileri izlemek suretiyle buradaki bazı görüntülerin toplumun üzerinde nasıl bir etki yaratacağını konuşarak, tartışarak ve fikir beyan ederek yayın politikası buna göre belirlenebilir. Bu konuda çalışmalarımız var.``
Kavaf, bir katılımcının gençlerin evliliğe özendirilmesi için ``evlilik kredisi``ne yönelik bir çalışma yapılıp yapılmayacağına yönelik sorusuna da şu yanıtı verdi:
``Bir arkadaşımız gençlerin evliliğe özendirilmesinde ekonomik zorluklar olması durumunda gençlerin desteklenmesi için evlilik fonu oluşturma konusunda bir tasarı taslak çalışması yapmış. Onun üzerinde çalışıyoruz. Gençlerin hayata böyle bir borç yükü ile başlaması onları bunaltabilir, ilişkilerini olumsuz etkileyebilir. Belki bunun aile tarafından küçük yaştan itibaren evlilikte kullanılmak üzere oluşturulacak bir fona yatırılacak çok küçük paralarla yapılması daha sağlıklı olabilir.``
.gif)
.gif)
.gif)
.gif)
.gif)
|